qr coupon olive garden bertolli soup coupons by vilain coupon codes nexboard coupons 15 last minute diy gift ideas 13deals coupon code

YAŞASIN DEVRİMCİ MÜCADELEMİZ! YAŞASIN 1 MAYIS!

1 Mayıs, emekçilerin haklı taleplerinin birlik ve dayanışma içerisinde dile getirilip yenilendiği mücadele günüdür. 1 Mayıs mücadele ve dayanışma gününün, işçi bayramının anlam ve önemi, toplumsal rolü, tarihi ve hafızası uzun yıllar boyunca pek çok iktidar tarafından yok sayılırken, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs, AKP iktidarının eksik, toplumsallıktan uzaktan, çözüm odaklı olmayan; aksine sadece sermaye çevrelerini güven altına alan politikaları sonucunda çalışanları ve emekçileri kendi kaderine terkettiği kısıtlamaların gölgesinde geçmektedir. Salgın yine fırsata çevrilmiş, demokratik kitle örgütlerinin bir araya gelmesi, iktidara karşı seslerin yükseltilmesinin önü kesilmiş, çalışanların neredeyse tamamının çalışmaya devam ettiği ve çalışamayanlara destek verilmediği kapanma koşullarında anayasa ile korunan toplantı ve gösteri hakkı yine emekçilerin ellerinden alınmıştır.

COVID-19 pandemisinin olumsuz etkileriyle mücadele edildiği bu günlerde, emeğe ve emekçiye yönelik sömürü giderek daha görünür hale gelmiştir. Bu süreçte emekçilerin mesai kavramları yok sayılmış ve hayatları pahasına çalışmaya zorlanmışlardır. Virüse maruz kalma olasılığının yüksek olması nedeniyle hayati risklerinin bulunması ve uzun çalışma saatleri dolayısıyla, sağlık çalışanları da tükenmiş durumdadır. Sadece sağlık çalışanları değil, yaşamak için çalışmak zorunda olanlar, tüm emekçiler maddi ve manevi olarak bu süreçte tükenmiş durumdadır. Pandemi nedeniyle işten çıkarılmalar yasaklandığı için emekçiler ücretsiz izne çıkarılarak gizli işsiz durumuna düşmüştür. Kod 29 adı altında emekçiler ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadıkları gerekçesiyle işlerinden çıkarılmaktadır. Toplumun belirli bir kesimi evlerinde uzaktan çalışma imkanına sahipken, bu imkana sahip olmayan emekçilerin ücretsiz izin, Kod 29 ve işten çıkarılmalar yoluyla işlerini kaybetmeleri toplumdaki gelir dağılımı eşitsizliğini daha belirgin bir hale getirmiş, sosyal ve ekonomik kötüye gidiş insanların çalışamamasına, çalışsa bile karşılığını alamamasına yol açmıştır. Sağlık, kargo ve kurye gibi sektörlerde ise, çalışanların sağlığı gerekli koruma tedbirlerinin alınmaması nedeniyle büyük risk altındadır. Tüm bu eşitsiz çalışma koşullarına ek olarak, kentlerimizde yapılı çevre üretimi hız kesmeden sürdürülmektedir. İnşaat sektörünün tüm emekçileri hükümetin genelgelerindeki kısıtlamalardan muaf tutularak tüm risklere rağmen çalıştırılmaktadır. Yaşanılan salgının artan boyutlarına karşın, iktidarın ve sermayenin rant arayışı sürmekte, emeğin ve yaşam alanlarımızın sömürüsü artarak devam etmektedir.

İşsizliğin ve ekonomik darboğazın bu denli büyümesi, sosyal devlet gerekliliklerinin yerine getirilip getirilmemesi konusuyla doğrudan ilişkilidir. Bu 1 Mayıs`ı da içine alan süre içerisinde getirilen yaklaşık 2 buçuk haftalık tam kapanma kararının, salgının başlangıcından çok daha sonra ilan edilmesi ve aşı temininde yaşanan zorluklar göz önüne alındığında, salgının yayılımının önlenmesi aşamasında ne kadar işe yarayacağı konusu soru işaretleriyle doludur. Toplumdaki her bir bireyin ivedilikle aşılanması gerekirken, aşı tedariğinde sıkıntı çekildiği dile getirilmiş ve insanlar kendilerini yeniden üretebildikleri sosyal ve rekreatif etkinliklerden mahrum bırakılarak evlerine hapsedilmiştir. Ülkemiz, Uluslararası Para Fonu`nun Ocak 2021 verilerine göre, COVID-19 önlemleri kapsamında dünya ülkeleri arasında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla`dan en az payı ayıran ülkeler arasında yer almış ve ancak etkin bir aşılama sürecinde etkili olabilecek kapanma kararları doğrultusunda emekçiler tamamen kendi kaderlerine terk edilmiştir. Aşısı bulunan bu hastalık yüzünden her gün katliam gibi ölüm sayıları açıklanmakta, vatandaşların temel ihtiyaçları karşılanmamakta ve merkezi yönetim kendi sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Maalesef bu durum toplumun tüm katmanlarında umutsuzluk ve çaresizliği yaygınlaştırmıştır.

Bunların yanı sıra COVID-19 salgını, emeğin ortaya konulmasında mevcut cinsiyet eşitsizliğini daha da büyütmüştür. Kamuda 10 yaşın altında çocuğu olan kadın emekçiler idari izinli sayılırken, erkeklere bu izin imkanının tanınmayıp, aile içerisinde çocuğun bakımından mutlaka annenin sorumlu olduğu bir nevi dikte edilerek, ebeveynler arasında dönüşümlü bakım vermenin önü kapatılmıştır. Buna paralel olarak, evde kalmanın arttığı bu dönemde ev dışında emeğini ortaya koysun veya koymasın kadınlar üzerindeki ev işleri baskısı artmıştır. Maalesef, ev içerisindeki cinsiyetçi emek sömürüsü daha da belirgin bir hale gelmiştir.

Pandemi süreci ve sosyal devlet gerekliliklerinin yerine getirilmesinde yaşanan aksaklıklar kent mekanı ve insan arasındaki ilişkiyi de olumsuz etkilemiştir. Gerekli tedbirlerin alınmaması, halihazırda sermayenin eline terk edilmiş sağlık hizmetleri ve aşılama sürecinin ilerleyememesi gibi durumlar insanların evlerine daha fazla kapanmasına neden olmuştur. Kentin kamusal niteliği azalmış, sadece temel ihtiyaçların karşılandığı mekanlar bütünü haline gelmiştir.

Bugünün pandemi koşulları nedeniyle iyice artan işsizlik, yoksulluk, borçlanma, cinsiyet eşitsizliği ve güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edilen toplumun tüm kesiminden emekçiyi ve bu uğurda hayatlarını kaybeden emekçilerimizi saygıyla anıyoruz. Maalesef bu 1 Mayıs`ta TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi olarak emekçilerle alanlarda omuz omuza duramıyoruz. Ancak bu durum, 1 Mayıs`ı kutlamaya ve emekçinin haklı taleplerini savunarak haksızlıklara karşı birlikte durmaya asla engel olmayacaktır.

Bu doğrultuda TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi olarak daha adil, demokratik, özgür, emeğin kentlerinin inşa edilmesi için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Yaşasın devrimci dayanışmamız! Yaşasın 1 Mayıs!

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi


Önceki Açıklama

Cebeci İnönü Stadyumu’na Sahip Çıkıyoruz

Sonraki Açıklama

Atatürk Orman Çiftliği “Trafiği Hafifletme” Gerekçesiyle Parçalanıyor!

Son Basın Açıklamaları

Öğrenci Komisyonu

Türkiye genelinde öğrenim gören Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin Odamız bünyesinde faliyet göstermesi amacıyla 2009 yılında kurulmuştur.
Detaylar için tıklayınız...

MİSEM

Şehir ve Bölge Planlama alanında meslek içi eğitimler ve sınavlar Odaca oluşturulacak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) tarafından gerçekleştirilmektedir.
Detaylar için tıklayınız...

Odaya Kayıt Ol

İlgili mevzuat gereğince mesleğimizi icra etmek isteyen bütün meslektaşlarımızın Odamıza üye olmaları gerekmektedir.

KAYIT OL

Yeni Yayınlar

AOÇ Hikayeleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Koruma Sempozyumu Genişletilmiş Bildiri Özetleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Instagram

This error message is only visible to WordPress admins

Error: No connected account.

Please go to the Instagram Feed settings page to connect an account.