SIHHİYE’NİN TARİHİ KİMLİĞİ KORUNMALIDIR!

2009 yılından bu yana, planlama ve sağlık alanında önemli tartışmalara konu olmuş şehir hastaneleri, ulaşım, sağlık hizmetlerinde özelleştirmeler, kamu-özel ortaklığı modeli gibi bir çok konu üzerinden tartışılmıştır. Ankara’da da, kentin kültürel ve doğal miras alanları olan ODTÜ ve AOÇ arazilerini asfalta boğan, Sağlık Bakanlığının, başka bir deyişle kamu kurumlarının müteahhitlere kiracı olduğu, kamu-özel ortaklığı adı altında 25 yıl boyunca sürecek olan (kamu) harcamalarının ticari sır olarak saklandığı bu hastanelere karşı, toplumsal muhalefet tavrını açıkça ortaya koymuştur. Bugün de geçmişteki bu kaygılara ek olarak, Sıhhiye’nin mekansal kimliğinin eritildiğini ve kent merkezinin kamusal fonksiyonlardan koparıldığını vurgulamak istiyoruz. Özellikle, adını sağlık hizmetlerinden alan Sıhhiye’nin, bu süreç sonrasında bir başka bilinmezliğe/plansızlığa sürüklenmesi riskini görmemiz gerektiğini düşünüyoruz.

Ankara planlama tarihi açısından, Prof. Dr. Ali Cengizkan’ın deyimi ile “Bugünkü Sıhhiye Tren İstasyonu, Lörcher’in Yönetim Şehri’nin başlangıç kaynağıdır”[1] (Görsel 1). Birçok tarihi mekanı ve kamusal kullanımı barındırması ile Ankara’nın en eski semtlerinden birisidir. 1923-24 Lörcher ve 1932 Jansen planlarında, tren istasyonu ile bütünleşen, tarihi kent merkezinin kıyısında bulunan, konum itibari ile Ankara’nın en ulaşılabilir bölgelerinden birini temsil etmektedir.

Görsel 1: 1924-25 Lörcher Planı                                                    Görsel 2: 1928-32 Jansen Planı

Bugün, doğu-batı ekseninde Yüksek Hızlı Tren Garı, Gençlik Parkı, Adliye Sarayı, Cebeci Stadı gibi önemli kamusal kullanımları barındırmakta; kuzey-güney ekseninde Ulus-Yenişehir(Kızılay) arasında bir geçiş görevi üstlenmektedir (Görsel 3). On binlerce insan, merkezi fonksiyonlara yakın olan ve farklı taşıma modları ile desteklenen bu bölgedeki kamusal hizmetlerden faydalanmaktadır. Anadolu’nun farklı bölgelerinden sağlık hizmetleri için gelen yurttaşlar tren garı, metro ve banliyö durakları üzerinden hastanelere kolayca erişim sağlamakta, çevredeki farklı hizmet servislerinden faydalanmaktadır. Basına yansıyan Mersin örneğinde de görüleceği üzere[2], yurttaşlar kent merkezlerindeki sağlık hizmetlerinin kaldırılmamasını tercih etmektedirler.

Görsel 3: Sıhhiye Hastaneler Bölgesi ve Kamusal Odaklar

Halbuki, Bilkent ve Etlik Şehir Hastanelerinin açılmasından sonra Ankara’da birçok hastane kapatılacaktır. Kapatılacak olan altı hastane arasından dördü: Numune, Yüksek İhtisas, Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı ve Çocuk, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastaneleri bu alanda bulunmaktadır[3] (diğer bölgelerde bulunan hastaneler: Atatürk Hastanesi ve Dışkapı Çocuk Sağlığı Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesidir).

Unutulmamalıdır ki, kapatılacak hastaneler sadece binalardan ibaret değildir. Bu kurumlar binlerce tıp uzmanı yetiştirip Anadolu’nun çeşitli bölgelerine göndermiş, sağlık alanının köklü eğitim kurumlarını temsil etmektedirler. Köklerinin burada bulunması itibari ile Sıhhiye’nin mekansal kimliğini oluşturmuş, bu kimlikten beslenerek büyümüşlerdir. Örneğin, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi kuruluş yılı itibari ile (1881) Ankara’nın en eski sağlık kuruluşudur. Zekai Tahir Burak Kadın ve Çocuk Araştırmaları Hastanesi (Doğumevi) 1925 yılında kurulmuş, Türkiye’nin kamuda ilk tüp bebek merkezini açan hastanesidir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Projesi Sağlık Bakanlığının birinci beş yıllık kalkınma planı dahilinde 1963 yılında uygulamaya konulmuş, Türkiye’nin ilk elli yatak kapasiteli pediatrik rehabilitasyon merkezidir. Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, organ nakilleri başta olmak üzere ileri seviyede uzmanlık gerektiren hastalıkların tedavi edildiği 54 yıllık bir sağlık kurumdur. Keza diğer bölgelerde bulunan Atatürk ve Dışkapı Çocuk Sağlığı Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastaneleri de alanında özelleşmiş, köklü hastanelerdir.

Merkezi ve yerel yöneticiler Sıhhiye bölgesinin mevcut (trafik, bina sağlıklaştırma vb.) problemlerini çözmek ve bu bölgede yıllardır inşaa edilen ‘sağlık’ kimliğini korumak yerine; her yıl milyonlarca doların harcanağı, trafik bağlantılarının şüphe götürmez şekilde problemli olduğu Şehir Hastaneleri inşa etmeyi tercih etmişlerdir. Bu yer seçimleri, sadece Şehir Hastaneleri arazilerinde değil, aynı zamanda kapatılan hastanelerin bulunduğu bölgelerde de yeni sorunlar yaratacaktır. Sıhhiye haricinde kapatılacak olan hastanelerin Bilkent Şehir Hastanesine taşınması ise sağlık hizmeti sunumunun mekansal dağılım dengesini bozacak ve çevrelerinde yaşayan yurttaşların bu hizmetten yararlanmalarını zorlaştıracaktır.

Görsel 4: Sıhhiye Bölgesinde Kapatılacak Olan Hastaneler (Kırmızı Alanlar)

Ulus’ta plansız şekilde yürütülen çalışmalar, uçuk nüfus projeksiyonları üzerinden rant odağı haline dönüştürülen EGO hangarları, Cebeci Stadı’nın yıkım tartışmaları ve bugün tartıştığımız hastanelerin kapatılması süreçleri -mekansal olarak- tesadüfi değildir. Bu alanlar, Ankara’nın tarihi omurgasında bulunan, değerleri para ile ölçülemeyecek kamusal alanlardır. Yıllardır, kamusal alanları parça parça sermayeye peşkeş çeken, kullanımından mahrum bırakıp sonra değersizleştiren zihniyete karşı duracağımızı, Ankara’nın ve onun en önemli kamusal sağlık odağı olan Sıhhiye’nin tarihi ve kentsel değerlerini savunmaya devam edeceğimizi kamuoyu ile paylaşırız.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi



[1] http://www.goethe.de/ins/tr/ank/prj/urs/geb/sta/trindex.htm

[2] https://www.evrensel.net/haber/346055/bilkent-sehir-hastanesi-acildiginda-6-hastane-kapatilacak

[3] https://ato.org.tr/announcement/show/386

Önceki Açıklama

13 Aralık Ankara Tren Faciası

Sonraki Açıklama

Güvenpark Koruma Amaçlı İmar Planı Hakkında Bilgilendirme

Son Basın Açıklamaları

Öğrenci Komisyonu

Türkiye genelinde öğrenim gören Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin Odamız bünyesinde faliyet göstermesi amacıyla 2009 yılında kurulmuştur.
Detaylar için tıklayınız...

MİSEM

Şehir ve Bölge Planlama alanında meslek içi eğitimler ve sınavlar Odaca oluşturulacak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) tarafından gerçekleştirilmektedir.
Detaylar için tıklayınız...

Odaya Kayıt Ol

İlgili mevzuat gereğince mesleğimizi icra etmek isteyen bütün meslektaşlarımızın Odamıza üye olmaları gerekmektedir.

KAYIT OL

Yeni Yayınlar

AOÇ Hikayeleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Koruma Sempozyumu Genişletilmiş Bildiri Özetleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017