SARAÇOĞLU MAHALLESİNE HAKETTİĞİ KAMUSAL DEĞERLERİ KAZANDIRANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ

Planlama disiplini, farklı yerleşim birimleri ölçeğinde gelişen bir dizge içinde, vesayet kuralları çerçevesinde çalışan merkezi ve yerel yönetimlerin denetiminde, kamusallıkların yaratılması ve kamu yararının korunması temelinde yürütülmesi gereken bir meslek alanıdır.

Ancak ne yazık ki tarihsel süreç içinde, Türkiye’de kamu yararını en sağlıklı biçimde kurma hedefli oluşturulmuş yetkilendirmeleri, sınırlamaları ve mekan denetleme yöntemlerini içeren yasal düzenlemelerde, iktisadi koşullanmalar doğrultusunda çok fazla değişikliğe gidilerek planlamanın esasları çarpıtılmıştır. 1980 sonrası dönemde başlayan, 2000 sonrasında giderek genişleyen ölçüde, yerelden uluslararası düzeye kadar imar rantlarının oluşturulup dağıtılması ve kamuya ait arazilerin özelleştirilmesinin kolaylaştırılması temel amaç haline gelmiştir. Bu süreçte planlama imar rantları uğruna araçsallaştırılmış, ulusal planlama dizgesi ve yetkiler altüst edilmiş, merkezi hükümet eliyle ülkedeki tüm değerlerin kontrolü neredeyse tamamıyla merkezi hükümetin uzantısı olan kurumların denetimine geçmiştir. Sonuç olarak ülkemizde emlak piyasasına ve aşırı imarlı alan yaratmaya dayalı bir iktisadi gelişim modelinin yasal çerçevesi kurulmuştur.

Özetle, bugün AKP iktidarı imar rantlarının çevrimi üzerinden ayakta durmaya çalışmaktadır ve AKP iktidarının uzantısı olan merkezi kurumların denetimi altında tüm insanlık için değer taşıyan varlıklar hala yoğun bir biçimde yapılaşmaya açılma ve özel sermayeye aktarılma tehditi altındadır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bugün gerçekleştirdiği imara yönelik faaliyetler yukarıda özetlenen kapsamda değerlendirilebilecek niteliktedir. İmar rantlarının dağıtımının merkezi kontrolüne sahip olabilmek adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; “Cumhurbaşkanınca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapılara ilişkin her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapmak, yaptırmak, onaylamak ve başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarelerce ruhsatlandırma yapılmaması halinde resen ruhsat ve yapı kullanma izni vermek” şeklinde tanımlanmış olan geniş yetkilerle donatılmıştır. Bugün bu yolla ülkedeki kamu arazileri yerel yönetimlerin ve toplumun elinden alınıp, ayrıcalıklı imar ve yapılaşma hakları ile donatılarak merkezi yönetimin isteği ve kararları doğrultusunda hızla özelleştirilmektedir.

2019 Mart ayında ülkenin büyük kentlerinin yönetimini kaybeden AKP iktidarı kentlerde söz konusu kamusal varlıklara el koyma ve el değiştirme işlemlerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle tüm hızıyla sürdürmektedir. Bugün bunun en can yakıcı örneği İstanbul’da “Kanal İstanbul” projesi özelinde kaygıyla izlenmektedir. Ankara’da ise benzer bir mantık ile Saraçoğlu Mahallesi, yereldeki tüm karşı çıkışlara rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen ve özel sermayenin karını artırmaya yönelik olarak ele alındığı açık olan bir dizi planlama faaliyetine ısrarla konu edilmektedir.

En son “Saraçoğlu Kentsel Sit Alanı ve Etkileşim Geçiş Sahasına İlişkin 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı”nın iptali istemiyle açmış olduğumuz davada Ankara 6. İdare Mahkemesinde alınan iptal kararının (1) sonrasında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından mükerrer şekilde yeniden plan onaması yapılmıştır.

  • Planda, 2013 yılından beri “riskli alan ilanı”, “koruma grubu düşürme”, “zorla tahliye”, “özellikle atıl bırakma”, “kolluk kuvvetlerine tahsis” gibi çeşitli zorla eskitme süreçleri; sanki ilgili kamu kurumlarınca kasten işletilmemiş gibi bugün “Saraçoğlu Mahallesini Yeniden Canlandırma Projesi”nin hayata geçirilmesi gerekliliğine vurgu yapılmaktadır.
  • Saraçoğlu Mahallesi sınırlarında yer alan toplam 88.089 m2 yüzölçümlü 14 adet taşınmazdan 12 adet taşınmazın tamamı Maliye Hazinesi mülkiyetinde olup, 2 adet taşınmaz Ankara Büyükşehir Belediyesi ile hisseli durumdadır. Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan 6 adet parselin de “Saraçoğlu Kentsel Sit Alanı Etkileme Geçiş Sahası” tanımıyla planlama alanına dahil edildiği görülmektedir. Bahse konu toplam 20 adet taşınmazdan mülkiyeti sadece Maliye Hazinesine olan taşınmazlar dikkate alınarak planlama çalışması yapılmıştır. Bu yaklaşımın koruma pratiği ile hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır.
  • Alanla özdeşleşmiş yaklaşık 70 yıllık bir eğitim kurumu olan Namık Kemal Ortaokulu binası bir önceki planda olduğu gibi ‘Turizm + Ticaret + Konut’ karma kullanıma çevrilerek ranta konu edilmektedir.
  • Planlama alanı içinde 124 adet daireden oluşan konut alanı, butik, ofis, kafe ve restoranlardan oluşan ticari fonksiyonlar için toplam 60.964 m² alan, karma kullanım fonksiyonu önerilen Konut-Ticaret-Turizm alanları, 160 odalı konaklama tesisi, 5.319 m² inşaat alanına sahip 18 derslikli eğitim tesisi planlanmıştır. Ayrıca alanın yaklaşık 40.000  m²si yollara ayrılmıştır. Konut-turizm-ticaret kullanımı tanımlanmış alanlarda inşaat alanı 5.000 m²’ye kadar kütüphane, sergi salonu, müze, sinema ve tiyatro, gösteri sanatları merkezi, kültürel tesis yapıları, semt konakları vb. gibi ilave yapılar yapılabileceği belirtilmiştir.
  • 680 araçlık otopark yeri planlandığı belirtilerek, planlama alanının çok büyük bir kısmını kaplayan konut-turizm-ticaret alanı olarak belirlenmiş olan alanın altının yeraltı otoparkı olması öngörülmüştür. Dolayısıyla Saraçoğlu Mahallesi’nin en önemli değerlerinden biri olan yoğun yeşil dokusu bu planda da tehdit altındadır.
  • Güncel kurum görüşleri toplanmamıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesinin 13.12.2017 tarih ve E.130219 sayılı yazısına atıfta bulunulmuş ve özetle; söz konusu alanda konut kullanıma ilaveten turizm ve ticaret fonksiyonlarına yer verilmiş olmasının çöküntüleşme sürecinde olan Kızılay için canlandırma- yenileme – onarım – dönüşüm amaçlı bir fırsat projesi olabileceğinin ifade edildiği eski bir karar olumlu görüş olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak AKP iktidarı kamunun yararını, yerel yönetimleri ve mahkeme kararlarını hiçe saymakta; ayrıcalıklı imar haklarıyla donatarak kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu Saraçoğlu Mahallesini özel sermayeye hediye etme konusunda ısrarını sürdürmektedir. Bugüne kadar olduğu gibi bu peşkeş projesine karşı da Saraçoğlu Mahallesi tamamıyla kamunun elinde kalarak üzerinde kamusal değerlerin üretildiği, kent merkezi ile bütüncül şekilde tasarlanan bir mekan olma özelliğine yeniden kavuşana kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

(1) Saraçoğlu Mahallesi Mücadelemizde Rant Değil Kamu Yararı Kazandı http://spoankara.org/haber/saracoglu-mahallesi-mucadelemizde-rant-degil-kamu-yarari-kazandi/

Önceki Açıklama

Adalet Sarayı’nın Yıkımına Yargıdan İptal Kararı!

Sonraki Açıklama

“Daha Fazla Yol, Daha Fazla Hız’” Yerine Toplu Taşıma Odaklı ve Çevre Dostu Ulaşım

Son Basın Açıklamaları

Öğrenci Komisyonu

Türkiye genelinde öğrenim gören Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin Odamız bünyesinde faliyet göstermesi amacıyla 2009 yılında kurulmuştur.
Detaylar için tıklayınız...

MİSEM

Şehir ve Bölge Planlama alanında meslek içi eğitimler ve sınavlar Odaca oluşturulacak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) tarafından gerçekleştirilmektedir.
Detaylar için tıklayınız...

Odaya Kayıt Ol

İlgili mevzuat gereğince mesleğimizi icra etmek isteyen bütün meslektaşlarımızın Odamıza üye olmaları gerekmektedir.

KAYIT OL

Yeni Yayınlar

AOÇ Hikayeleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Koruma Sempozyumu Genişletilmiş Bildiri Özetleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017