PROF. DR. GÖNÜL TANKUT HOCAMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ

*Gönül Tankut

Ben Gönül Tankut ile hiç tanışmadım. Adını ilk kez ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ikinci sınıf stüdyosunda asılı olan fotoğrafını gördükten sonra duymuştum ve aramızdan ayrılışının 10. Yılında kendisini anmak adına bir sergi düzenleme göreviyle baş başa kaldım. Böylece Gönül Hoca’nın akademik özgeçmiş sayfasında pek de görülmeyen, vefatından sonra bölümüze buruk bir yolculuk sonrası ulaşan ve bugün Prof.Dr. Gönül Tankut Ankara Kitaplığı’nda yer alan kişisel arşivindeki fotoğraflar, yazışma, notlar arasında bir yolculukta buldum kendimi.

Arşive ulaşan belgeler, arşivin sakladıklarından daha çok, insanın saklamaya değer gördükleriyle de ilgilidir bu yüzden de sergi hazırlığı kapsamında bulduklarıma kısa bir bakış dahi Gönül Hoca hakkında değerli ipuçları içeriyor: 1948 yılı Zürih’te mimarlık eğitimi dönemine ait kitapçıklar, akademisyen ve siyasetçi olan babası Hasan Reşit Tankut’a dönemin Milli Kültür Bakanı Saffet Arıkan tarafından yazılan 1936 tarihli özgün görev yazısı, yine babasına ait olduğunu düşündüğüm el yazısı Osmanlıca notlar, Gönül Hoca’nın Yale Üniversitesi’ndeki yüksek lisans eğitimi sırasındaki ders notları, ODTÜ’de yöneticilik yıllarında yaptığı yazışmalar, kurul toplantı not ve hitapları ama en çok da ailesinin, arkadaşlarının ve öğrencilerinin arasında ışık gibi parlayan varlığıyla sayısız fotoğraflar…

Dosyalardaki güzel el yazısıyla yazdığı mektuplar ve kişisel notlarının çeşitliliği Tankut’un meslek alanına yönelik sorgulama ve disiplini geliştirme kaygılarını ortaya koyması açından bu noktada bahse değer. Örneğin notlarda Planlama Öldü Mü? sorusundan, Kentsel Tasarım alanının mimar ve şehir plancısı meslek grupları arasında yarattığı gerilimin değerlendirmesine kadar geniş bir şehircilik anlayışı yelpazesinde yalın ama güçlü görüşler bulunuyor.

Hocanın geride bıraktığı somut belgelerle olan bu yolculuk bana bir yandan da fotoğraflarda kalabalıklar içinde yer alan kadının zengin eğitim hayatı, hala sözünü ettiğimiz akademisyen ve idareci kimliğinin tüm çevreler tarafından çok da kolay sindirilemeyeceğini düşündürdü. Nitekim güçlü bir duruşa sahip olmanın, bunun için yıllarca emek vermenin, inandığını yapmanın ve çok çalışmanın olumlu getirileri kadar olumsuzlarının da olacağı hissi uyanıyor insanda. Belki de bu konuda haksızım, dediğim gibi hocayla tanışıklığım saklamaya değer gördükleri ve benim onlara bakış açımdan öteye gitmiyor…

Her şeye rağmen Baykan Günay’ın deyişiyle “…ömrünün sonuna kadar da koruma olgusunu bir kültür meselesi olarak” sahiplenen Tankut’un bu kişisel mirasını korumayı, ondan öğrenebileceklerimizi yeni araştırmalarla buluşturmayı şans ve hocaya verdiğimiz değerin küçük bir kanıtı olarak görüyor, kendisinin aramızdan ayrılışının 14. yılında onu, uzaktan bir öğrencisi olarak saygıyla anıyorum.

*Aramızdan ayrılışının 14. yılında Gönül hocamız için Dr. Duygu Cihanger Ribeiro tarafından kaleme alınmıştır.

Önceki Açıklama

Ankara Büyükşehir Belediyesi Metroyu Kullandırmamaya Yemin Etmiş

Sonraki Açıklama

Belören: Meclis Kararları ve Protokollerle Aşılan Hukuksuzluk Son Bulmalıdır!

Son Basın Açıklamaları

Öğrenci Komisyonu

Türkiye genelinde öğrenim gören Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin Odamız bünyesinde faliyet göstermesi amacıyla 2009 yılında kurulmuştur.
Detaylar için tıklayınız...

MİSEM

Şehir ve Bölge Planlama alanında meslek içi eğitimler ve sınavlar Odaca oluşturulacak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) tarafından gerçekleştirilmektedir.
Detaylar için tıklayınız...

Odaya Kayıt Ol

İlgili mevzuat gereğince mesleğimizi icra etmek isteyen bütün meslektaşlarımızın Odamıza üye olmaları gerekmektedir.

KAYIT OL

Yeni Yayınlar

AOÇ Hikayeleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Koruma Sempozyumu Genişletilmiş Bildiri Özetleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017