GÜVENPARK KORUMA AMAÇLI İMAR PLANI HAKKINDA BİLGİLENDİRME

Güvenpark, 1932 yılında Jansen’in Ankara kenti için öngördüğü şehir planında, kentin mevcut merkezi Ulus’un güneyinde yeni bir kent merkezi yaratılması için  kurgulanan mekansal sistemin temel bileşenlerindendir. Bugün Cumhuriyetin önemli mekansal izdüşümlerinden biri ve Kızılay kent merkezinde nefes alınabilecek tek açık yeşil alandır.

Ancak ne yazık ki planlama ve kuruluş amacına aykırı bir biçimde parkın fiziksel mekanı, kentsel kimliği ve işlevi, resmi olmayan ya da geçici göründüğü halde kalıcı hale gelen mekansal kararlarla ciddi bir tahribat sürecine girmiştir. Güvenpark’ın bir bölümünün dolmuş durağı olarak kullanılması, metro girişleri için açılan yer altı geçitleri ve bununla ilişkili olarak park çevresinin parka bir giriş alanı olarak değil kavşak düğüm noktaları olarak işlev görmesi; parkın gezinti ve dinlenme amacından uzaklaşılarak  gelip-geçilen bir mekan haline gelmesine neden olmuştur. Güven Anıtı’nın kent içindeki değerleri göz ardı edilerek bakımsız bırakılmış; çevresi anıtın kentsel imgesini zedeleyen reklam panoları, büfeler, metro havalandırma bölümleri ve kent mobilyaları ile işgal edilmiştir. 2013 yazı Gezi direnişi ve 2016 Mart ayında Güvenpark otobüs duraklarında yaşanan saldırı gerekçe gösterilerek parkın önemli bir bölümü kamu kullanıma kapatılmıştır.

Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi olarak parkın ivedilikle doğal, özgün, bütünsel ve kent imgesi içerisindeki  niteliğine uygun olarak yeniden düzenlenmesi konusunda tüm yetkililere sıkça çağrıda bulunduğumuzu, parkın tahrip edilme sürecine ilişkin çözüm önerilerimizi ilettiğimizi hatırlatmak isteriz.

Gelinen son noktada ise Güvenpark Koruma Amaçlı İmar Planı, Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde 7 Kasım 2018 tarihinde askıya çıkmıştır. Söz konusu planın daha önce yayınladığımız Güvenpark Raporu’nda ve basın açıklamalarında dile getirdiğimiz birçok talebimize yer veren nitelikte bir plan çalışması olduğunu belirtmek isteriz:

  • Clemens Holzmeister tarafından tasarlanan, heykeltraşlar Anton Hanak ve Josef Thorak tarafından yapılan ve seneler içinde yıpranmış ve tahrip edilmiş bir tarih ve kültür varlığı olan Güven Anıtı’nın orijinal haline sadık kalınarak restore edilmesi,
  • Jansen’in planındaki  sirkülasyon ağının omurgasını oluşturan allenin kesintiye uğrayarak belirsizleşmesine neden olan, sonradan eklemlenmiş baraka gibi yapıların kaldırılması,
  • Görsel algıyı olumsuz etkileyen ve Güvenpark içerisinde ve çeperinde gelişigüzel konuşlanmış güvenlik kulübesi, reklam panosu, büfe gibi sabit ve geçici elemanların kaldırılması,
  • Parkın bir geçiş alanı olmasından öte rekreasyonel kullanımını destekleyecek bir kentsel tasarım yaklaşımının hedeflenmesi,
  • Dolmuş ve otobüs duraklarının kaldırılması ve bu alanın tekrar parka kazandırılması,
  • Park bütünlüğünü bozan ve keşmekeşlik yaratan Milli Müdafaa Caddesi yönünde bulunan taksi depolama alanının park alanıyla birlikte düşünülerek tasarlanması,
  • Milli Eğitim Bakanlığı ile park arasında yer alan, çoğu kez dolmuşlara ulaşım için yoğun olarak kullanılan sokak boyunca uzanan ve yayaların doğrudan parka erişimini engelleyen çiçekçilerin yarattığı erişim engelini ortadan kaldıracak şekilde yeniden düzenlenmesi,
  • Güvenpark’ın bir bölümünün açık karakol haline getirilmiş olduğunun tespitinin yapılması ve bu alanın güvenlik güçleri tarafından boşaltılarak yeniden kamusal kullanıma açılmasının planlanması,
  •  Varolan yeşil dokunun olduğu gibi korunması ve park için hazırlanacak kentsel tasarım projesi uyarınca yeşil dokuya dahil edilecek yeni bitkilerin Ankara koşullarına ve flora yapısına uygun bitkilerden seçilmesi,
  • Tasarımda tüm kent mobilyalarının gözden geçirilmesi, işlevsellik kadar estetik özelliklerin de gözetilmesi ve birbirleriyle olduğu kadar parkın bütünündeki tüm öğelerle uyumlu kent mobilyalarının seçilmesi,
  • 2015 yılı başlarından beri talep edilen çay bahçesi, süs havuzu, tuvalet gibi yeni yapıların Güvenpark’ın doğal sit alanı olarak varlığını sürdürmesini güçleştirecek talepler olarak değerlendirilmesi ve izin verilmemesi,

şeklinde ve tarafımızca yıllardır dile getirilen önerilere paralel bir biçimde koruma amaçlı imar planı açıklama raporunda yer alan maddeleri olumlu bulmaktayız.

Alanın özgün değerlerine kavuşması yönünde hazırlandığı aşikar olan koruma amaçlı imar planının en problemli  yanı ise; “2. Ağaç dokusuna zarar vermeden ulaşım ve altyapı tesisleri, umumi tuvalet, büfe, pergole, kameriye, güvenlik kulübesi ve benzeri kullanımlar yer alabilir. Detaylar park alani için hazırlanacak kentsel tasarım projesi ile belirlenecektir.” şeklinde plana işlenmiş olan bir plan hükmüdür.

Bu hüküm, plan raporunda yer alan son derece yerinde tespitlerin ve bu tespitler doğrultusunda ortaya konulan önerilerin bir bölümünün boşa düşmesine neden olacak şekilde iki açıdan problem yaratmaktadır.  İlk olarak Keçiören-AKM metrosunun Kızılay’a uzatılması sonrası Güvenpark altında yer alacak metro duraklarının giriş-çıkış noktaları belirlenmemiş, inşaat sırasında parkın ağaç dokusunun hangi düzeyde zarar göreceği muğlak bırakılmıştır. İkinci olarak ise 2013 yılında Melih Gökçek tarafından dillendirilen daha sonra Mustafa Tuna tarafından da sahiplenilen, dolmuş duraklarının Güvenpark’ın altına alınması fikrinin hazırlanacak olan bir kentsel tasarım projesi ile hayata geçirilmesinin önü açılmaktadır.

Koruma Amaçlı İmar Planları, korunması gerekli doğal ve kültürel varlıklara zarar vermeden uygulama yapılmasını sağlayacak kesin ve net hükümler içermesi gerekirken, söz konusu plan hükmü ile yapılacak her türlü ulaşım ve altyapı uygulaması, ilgili koruma kurulunun onaylayacağı bir kentsel tasarım projesinin insiyatifine bırakılmış ve parkın, yer altı dolmuş durağı gibi bir tehdite açık hale gelmesine neden olmuştur

Kentlerimizde mekansal kararlar ne yazık ki sıklıkla popülist siyasi söylemler ve polemikler üzerinden topluma duyurulmaktadır. Yerel idareciler tarafından sık sık dile getirilen ‘yer altı dolmuş durağı’ söyleminin ilerleyen günlerde herhangi bir imar planı çalışması yapılmaksızın, meslek odaları ve toplumdan gizli bir biçimde böylesi muğlak bir hükme dayandırılarak uygulamaya geçilmesi tehlikesine yönelik endişelerimizi tüm kamuoyuyla paylaşıyoruz. Söz konusu sakıncalı plan hükmünün değiştirilerek planın yeniden onaylanmasını talep ediyoruz.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

Önceki Açıklama

Sıhhiye’nin Tarihi Kimliği Korunmalıdır!

Sonraki Açıklama

Ankara’nın başkent oluşunun 95. yılı kutlu olsun

Son Basın Açıklamaları

Öğrenci Komisyonu

Türkiye genelinde öğrenim gören Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin Odamız bünyesinde faliyet göstermesi amacıyla 2009 yılında kurulmuştur.
Detaylar için tıklayınız...

MİSEM

Şehir ve Bölge Planlama alanında meslek içi eğitimler ve sınavlar Odaca oluşturulacak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) tarafından gerçekleştirilmektedir.
Detaylar için tıklayınız...

Odaya Kayıt Ol

İlgili mevzuat gereğince mesleğimizi icra etmek isteyen bütün meslektaşlarımızın Odamıza üye olmaları gerekmektedir.

KAYIT OL

Yeni Yayınlar

AOÇ Hikayeleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Koruma Sempozyumu Genişletilmiş Bildiri Özetleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017