GÜNEY BATI PLANI İPTALİ, ANKARA’NIN DENGELİ GELİŞİM İHTİYACININ KARARIDIR

Ülkemizde 1980’den bu yana sürdürülen iktisadi politikalar özellikle AKP iktidarı ile birlikte kentlerimizi derin bir çıkmaza sokmuştur. Türkiye sınai ve tarımsal üretimden uzaklaşarak, kapitalist ekonominin ihtiyacı olan üretim-tüketim süreçlerindeki açığı toprak rantı ve bu rantı besleyen inşaata dayalı ekonomi ile karşılamaya çalışmaktadır. Bu model doğrultusunda son yirmi yılda kentlerimiz bir yanda kentsel dönüşüm kisvesi altında sürekli yıkım ve yeniden yapım süreçleri içerisine sokulurken, öte yandan kent çeperlerinde yer alan doğal ve kırsal nitelikli alanlar yoğun bir yapılaşmaya sahne olmaktadır.

Ankara bu ekonomi modeli doğrultusunda tarihi ve kültürel değerlerini kaybederken çeper bölgelerdeki kentsel yayılma ve yoğun yapılaşma nedeniyle de doğal alanlarını, kırsal peyzaj ve üretim alanlarını kaybeden bir kent olmuştur. Bu tür bir mekânsal üretim modeli tüm kentte mekânsal, kültürel ve sosyal anlamda dönüşüme yol açmaktadır. Dolayısıyla çeper alanlarında yaşanan büyük ölçekli yapılaşma hem kent formu tartışmasını hem de kent çeperinin planlanması tartışmalarını gündeme getirmektedir. Ankara kentinin çeper bölgesinde planlar eliyle gerçekleştirilmekte olan dönüşüm, kentsel nüfusun çeper bölgelerinde yoğunlaşmasına yol açarken, kent merkezinde yer alan önemli kamu kurumları, eğitim kurumları gibi kentten beslenen işlevler de saçılma eğilimine girmektedir. Bu durum, kent çeperinde yoğunluk artışına sebep olmakta, parçacıl planlar yoluyla ve sermaye eliyle mekânsal kalite, ulaşım, erişilebilirlik, açık yeşil alanları, kamusal alanlar gibi planlamanın öncelikleri konuları yok sayılmaktadır. Ayrıca düşük fiyatlı araziler üzerinden kentsel rant yaratılarak sermaye kesimine kaynak sağlanması amacıyla sürdürülen bu yayılmacı strateji içinde yayılan kentin altyapı maliyetleri (otoyol, kanalizasyon, kentsel hizmet sunumu vb.) bütün Ankaralılara yüklenmektedir.

Bu doğrultuda kentin toprak rantı yüksek güneybatı bölgesinde yer alan Alacaatlı, Beytepe, Dodurga gibi bölgelerinde bugüne kadar yüzlerce plan değişikliği ile yapılaşma yoğunluğu büyük oranda arttırılmıştır. TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi olarak yürüttüğümüz davaların büyük bir bölümü bu bölgelerde yapılan plan değişikliklerine karşı açılmıştır. Ancak bütün hukuki kazanımlara rağmen, Büyükşehir Belediyesi talan ısrarından vazgeçmemiştir. Ankara’nın çeperlerinde hukuka aykırı şekilde sürdürülen projeleri kılıfına uydurmak ve yeni yapılaşmaya alan açmak için 15 Mart 2018 tarihinde ‘Güneybatı Ankara Planlama Bölgesi 1/25000 Ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonunu onaylamıştır. (Bu konuda yaptığımız basın açıklamasına buradan ulaşabilirsiniz.)

Bu plana karşı açtığımız davada Ankara 9. İdare Mahkemesi 6 Kasım 2019 tarihinde iptal kararı vererek kentimizin çeperinde yer alan tarım arazilerinin ve doğal alanların talanının önüne geçmiştir. Hektarlarca alanda yürütülmek istenen talan planına karşı verilen bu iptal kararı göstermektedir ki; Ankara’nın çeperlerindeki kontrolsüz kentsel yayılmayı engelleyecek ve doğal alanlar üzerindeki rant baskısını sonlandıracak yeni bir planlama yaklaşımına ihtiyaç vardır.

Bu aşamada Ankara Büyükşehir Belediyesinin yeni yönetimi içinden geçtiğimiz ekonomik kriz içinde artık daha fazla sürdürülemeyeceği aşikâr olan inşaata dayalı ekonomi modelini zorla canlandırma uğruna onaylanan tüm planları tek tek tespit etmeli ve yerine kent planlamasında bütüncül, akılcı ve bilimsel bir yöntemi katılımcı biçimde yeniden kurgulamalıdır. Kentte kamu yatırımcılığının, tarım ve sanayi sektörlerinde yerel inisiyatiflere ve kooperatiflere dayalı büyüme çabalarının ön plana çıkarıldığı, bu çabanın mekânsallıklarının yaratıldığı dengeli bir gelişme sağlamalıdır. Bu nedenle çağdaş bir planlama yaklaşımı ile Ankara Çevre Düzeni Planı yeniden ele alınmalı ve kentimizde sürdürülen bu talan düzeni artık bir son bulmalıdır.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

Önceki Açıklama

Ankara Büyükşehir Belediyesi Metroyu Kullandırmamaya Yemin Etmiş

Sonraki Açıklama

ODTÜ Arazisi Ağaçların ve Yaşamındır, Taşıtların ve Tünellerin Değil!

Son Basın Açıklamaları

Öğrenci Komisyonu

Türkiye genelinde öğrenim gören Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin Odamız bünyesinde faliyet göstermesi amacıyla 2009 yılında kurulmuştur.
Detaylar için tıklayınız...

MİSEM

Şehir ve Bölge Planlama alanında meslek içi eğitimler ve sınavlar Odaca oluşturulacak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) tarafından gerçekleştirilmektedir.
Detaylar için tıklayınız...

Odaya Kayıt Ol

İlgili mevzuat gereğince mesleğimizi icra etmek isteyen bütün meslektaşlarımızın Odamıza üye olmaları gerekmektedir.

KAYIT OL

Yeni Yayınlar

AOÇ Hikayeleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Koruma Sempozyumu Genişletilmiş Bildiri Özetleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017