GÖKÇEK’TEN ARTA KALAN ENKAZLARIN, KAMU ZARARININ VE İSRAFIN HESABI SORULSUN

Çılgın Proje: “Ankara Boğazı”

Ankara için İmrahor Vadisi’nde hayal edilen “Çılgın Boğaz Projesi” ilk olarak 2011 genel seçimlerinden önce dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ankara’nın çılgın projesi olarak dillendirilmiş ve ardından 2014 yerel seçimleri sürecinde “Ankara Boğazı” adıyla dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in vaatlerinden birisi olmuştu. İmrahor Vadisi üzerinde, “Ankara Boğazı” manzarasıyla vaat edilen turizm ve ticaret kullanımı ağırlıklı yapılaşmayı öngören imar planları da 2015 yılında ilan edilmişti. 2015 yılından bu yana ise Ankara’nın doğal ekosisteminin parçası İmrahor Vadisi ve yamaçları boyunca yapılan imar planı değişikliklerinin, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilanı kararlarının iptali için tarafımızca açılmış yirmi üç dava bulunmaktadır.

Söz konusu davalarda iptal kararları gelmeye devam ederken ve yargı süreçleri devam ederken Melih Gökçek giderayak “Kanal Ankara” projesi içinde yer alan, Vadi Ankara-Su Kanalı, Ana Dere Regülasyon Yapısı, Yan Dere Bağlantı Yapıları ve Yağmursuyu Kuşaklama Hattı projesini 13.10.2017 tarihinde 89 milyon liraya ihale etmiş ve bundan yaklaşık 1 ay sonra da istifasını vermiştir. İhalesi gerçekleştirilen söz konusu proje, planın rekreatif denilebilecek, yani çevresine yığdıkları 300 bin kişilik nüfus yerleşmesi öngörülen yapıların “manzarası” olarak sunulan kısımdır.

Geçtiğimiz günlerde ise “İhale; görevli belediye başkanının istifayla boşalması ve yerine yeni seçilen belediye başkanının ilke olarak harcamaların etkin, verimli ve kamu kaynağı israfına yol açmayacak şekilde kullanılması esas alınarak bu ihale kapsamında yapılacak harcamaların da, daha öncelikli ve elzem projelere harcanması için iptal edilmiştir.” açıklaması ile söz konusu ihalenin iptal edildiği basına yansımıştır.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna’ya soruyoruz:

  1. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından onlarca defa yargı kararları yok sayılarak, mükerrer biçimde hazırlatılan ve vadinin güney yamaçlarına konumlandırılmış “Ankara Boğazı”na bakan konut, ticaret, turizm alanlarını içinde barındıran, yaklaşık 450 hektarlık korunması gereken doğal alanı yapılaşmaya açan imar planı değişiklikleri ne olacak? İhale ile birlikte söz konusu imar planı değişiklikleri de iptal edilecek mi?
  2. Çılgın proje kapsamında vadi boyunca doğal alanlara yapılaşma tanımlayan planlar yürürlükte kalacaksa, yapıları pazarlama stratejisi olarak kullanılacak olan “Ankara Boğazı” projesinde bir değişikliğe gidilerek sadece planı, projeyi yüklenen sermayedarlarda mı değişiklik yapılacak?
  3. Bugüne kadar gerçekleştirilen bu akıldışı plan ve projeler uğruna heba edilen kamu kaynaklarının ve kamu zararının hesabının sorulması konusunda bir girişiminiz olacak mı?

“Prestij Projesi”: Ankapark

Ankara için Atatürk Orman Çiftliğinde hayal edilen “Ankapark” projesi de yine Melih Gökçek tarafından “Ankara’nın marka değerine değer katacak,  kentte turizm patlaması yaşatacak muhteşem bir temapark projesi” olarak dillendirilmiştir ve 2012 yılından bugüne inşaat çalışmaları devam etmiştir. 2012 yılından bu yana ise Cumhuriyetin ütopya mekanı Atatürk Orman Çiftliği arazisinde, 1. sınıf tarım arazileri üzerinde yapılan imar planı değişikliklerinin, yenileme alanı ilanı kararlarının iptali için tarafımızca açılmış beş dava bulunmaktadır.

Melih Gökçek ise Ankapark’ın 2 milyon turist, 10 milyon ziyaretçi çekeceğini iddia ederek ve tüm hukuki kazanımlarımıza rağmen “Allah‘ın izniyle ya bitecek ya bitecek” diyerek hukuka bakış açısını göstermişti. Yaklaşık maliyeti 1 milyar dolara varan, Cumhuriyet tarihinde devlet tarafından gerçekleştirilen en büyük ikinci proje olan Ankapark’ın yapım masrafı da yine Ankaralıların sırtına yüklenmiş, her seferinde sona yaklaşıldğı belirtilmiş ve defalarca ertelenmek suretiyle en son geçtiğimiz ay 23 Nisan 2018 tarihinde açılışının yapılacağı Melih Gökçek tarafından duyurulmuştu. Ancak bundan yaklaşık 3 hafta sonra Melih Gökçek istifasını vermiş ve “Orası benim siyasi tercihim, kişisel zevkim” dediği projesinin açılışını yapma hevesi kursağında kalmıştı.

Geçtiğimiz günlerde ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna’nın bir röportajında “Hadi bitirdik diyelim, asıl soru kim işletecek. Şu anda 300 personel çalışıyor. Faaliyete geçtiği zaman bu rakamın en az 10 katına çıkması gerek. Melih Bey de işletmecilerle ilgili bir takım görüşmeleri olduğunu söylüyordu. Şu an için bir şey görünmüyor… Ankapark ile ilgili de bir anket yaparız. Bu kadar harcanmış, durumu bu, taliplisi yok, ne diyorsunuz deriz. Böyle dursun mu sorarız.” diyerek söz konusu projenin halka sorulacağı konusu basına yansımıştır.

En başından beri projenin zarar edeceğini örneklerle ortaya koymamıza rağmen süreç boyunca bilimsel verilere dikkat çektiğimiz uyarılarımızın hiçbiri dikkate alınmamıştır. Bilimi bir kenara bırakarak ortaya konan kent yönetim anlayışının sonucunda karşımızda duran milyar dolarlık bir oyuncak yığınının akıbetini halka sormak demokratik bir anlayış olarak nitelendirilemez. Hiçbir bilimsel dayanağı, uygulanabilirliği ve sürdürülebilirliği bulunmayan akıldışı projeler eğer ortaya konmuşsa öncelikle projenin derhal iptal edilmesi sonrasında da hesabının sorulması gerekmektedir.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna’ya soruyoruz?

  1. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yargının iptal kararlarına rağmen mükerrer biçimde hazırlatılan ve 1. sınıf tarım arazileri, korunması gereken doğal alanlar tahrif edilip milyarlarca liralık oyuncaklarla doldurulurken yapılan 1 milyar dolarlık israfın hesabı sorulmayacak mı?
  2. AOÇ arazisinde yapılan Ankapark ile ilgili kamu zararı ve israf ortadayken halkımıza ne sormayı düşünüyorsunuz?
  3. Ankapark projesi ile ilgili hangi firmaya hangi başlık altında ne kadarlık bir ihale verilmiştir?
  4. Melih Gökçek ile ilgili kamu zararı davası açacak mısınız?

Bu sorular ışığında başta Cumhuriyet savcılarını göreve, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna’yı tespit ettiği usulsüzlükler konusunda şahitliğe, tüm Ankara halkını, sırtımıza yüklenerek ortaya atılan çılgın projeler sürecinde oluşan kamu kaynağı israfının hesabını sormaya davet ediyoruz.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

Önceki Açıklama

Kamu Zararı, Hukuka Aykırılık Sandık Kurularak Aklanamaz

Sonraki Açıklama

Yeni Güneypark'a İlişkin Yeni Yargı Kararları: Plan Değişiklikleri de Ruhsatlar da İptal!

Son Basın Açıklamaları

Öğrenci Komisyonu

Türkiye genelinde öğrenim gören Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin Odamız bünyesinde faliyet göstermesi amacıyla 2009 yılında kurulmuştur.
Detaylar için tıklayınız...

MİSEM

Şehir ve Bölge Planlama alanında meslek içi eğitimler ve sınavlar Odaca oluşturulacak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) tarafından gerçekleştirilmektedir.
Detaylar için tıklayınız...

Odaya Kayıt Ol

İlgili mevzuat gereğince mesleğimizi icra etmek isteyen bütün meslektaşlarımızın Odamıza üye olmaları gerekmektedir.

KAYIT OL

Yeni Yayınlar

AOÇ Hikayeleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Koruma Sempozyumu Genişletilmiş Bildiri Özetleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017