ANKARA'DA BOŞ PLAZALARI KURTARMA OPERASYONU DEVAM EDİYOR. ADLİYE NEREYE GİDİYOR?

13 Nisan 2015 tarihli “Parsel Parsel Kiralık, AKP neden kiracı?”[1] başlıklı basın açıklamamızda Ankara’daki bir çok kamu kurumunun Sögütözü, Çukurambar, Eskişehir Yolu civarında muhtelif yerlerde kiracı olduğunu ve bu durumun ekonomi politiği ile ilgili genel değerlendirmemizi kamuoyu ile paylaşmıştık. Yapılı çevre üretimi yoluyla sermayenin olası ekonomik krizi atlatmaya yönelik çabaları yine bir artı birikim krizi ile, bir emilim sorunu ile karşı karşıyadır. İnşaat sektörünü desteklemek amacıyla ayrıcalıklı imar haklarıyla ile gerçekleşen, spekülatif biçimde üretilen plazalar boş kaldıkça  devletin yürütmeye ilişkin kamu hizmet binalarından sonra yargı binaları da kiracı olmuştur.

Ankara Baro Başkanlığı, Adliye’nin kiracı olarak Çetin Emeç Bulvarı üzerinde, Çukurambar’daki bir plazaya taşınması planlanan yerle ilgili olarak meslek alanımız itibariyle uygunluğuna ve kentsel genel etkilerine ilişkin Odamızın görüşünü talep eden yazısı ile bilgi edinmiştir. Bu durum anılan basın açıklamamızda da yer bulmuştur.

Geçen bu süre zarfında Adliye’nin birtakım birimlerinin, uzun bir süredir boş olan ve inşaatı bittikten sonra uzun bir süre için tabelasında “Ak Plaza” yazan söz konusu binaya taşındığını tespit etmiş bulunmaktayız. Ankara Baro Başkanlığı’na1 1 Mart 2013 tarihli cevaben yazımızda Adliye’nin bu alana taşınmasının hata olacağını açıkça belirtmiştik. Nitekim kiracı kamu kurumları kervanına katılan Adliye’nin bu alanda hizmet vermesi uygun değildir ve çeşitli kentsel sorunlara sebep olacaktır. Şöyle ki;

  • Yargı kurumlarının mekansal düzeni, mekansal örgütlenmesi ve düzenlenmesi şehir planlama disiplinin önemli çalışma alanlarındandır ve Çetin Emeç Bulvarında yer alan binanın bir kısım birimleri olsa dahi Adliye Sarayı olarak kullanılması şehircilik ilkelerine aykırı bir karardır. Adliye binaları hukuk bloğu, ceza bloğu, savcılık bloğu, sosyal tesisler, icra müdürlükleri ve diğer alanlar ile bütün şekilde işleyen yapılardır. Bu işlevlerin bir aradalığı ile yargı işlemlerinin ivedilikle yürümesi esastır ve parçalı bir yapılanma yargı işlerliğini de olumsuz etkileyecektir.
  • Yargı kurumları yapılarının yer seçimi, kentsel planlama ve tasarımı ayrıntılı olarak çalışılan ve sonuç olarak kentsel kullanımlarla, çevresiyle ilişkilendirilerek belirlenmektedir. Adliyenin belirli bölümlerinin taşınması planlanıyor olsa da bu husus basite indirgenebilecek bir konu değildir. Devleti temsil eden üç kuvvetten biri olarak yargı kurumunun kentsel yer seçimi ne erişebilirlik ne de yeterli büyüklükte alanın varlığı konusu ile irdelenebilir.
  • Adalet sarayları kentlerin yaşamında önemli bir yer tutan nirengi noktalarıdır. Bu açıdan toplumlar yargı erkine önem vermişler ve bunları kentlerin en prestijli yerlerine yerleştirmeye özen göstermişlerdir.  Bu bağlamda Çetin Emeç Bulvarında herhangi bir yapı nirengi olmadığı gibi, mevcut yapının yargı yapılarının sahip olması gereken mimari biçim, mekansal dolaşım ve kurgusuna göre tasarlanmamış olması itibariyle yapının bu amaçla kullanımı doğru olmayacaktır.
  • Yargı kurumlarının kentsel yer seçiminde, erkler ayrımının devletin temel ilkesine dönüştüğü ve ortaya çıktığı tarihsel bağlam uyarınca tarihsel mekanından koparılmaması gerekmektedir. Yargı kurumunun tarihsel kentte geliştirilmesi, temel yaşam ve devlet düzeni ilkesinin mekanda vurgulanması anlamına gelmektedir. Adliye sarayının simgesel ve nirengi olma özelliği yadsınamaz bir meseledir. Kentsel merkezle eklemlenme, bütünleşme gereği de bu sebepledir. Bu nedenledir ki, dünyada hemen hemen tüm kentlerde adliye sarayları kent merkezinde konumlanmaktadır. Çetin Emeç Bulvarı üzerinde yukarıdaki hava fotoğrafı üzerinde işaretlenen yerin adliye işlevleri ile yeniden işlevlendirilmesi doğru değildir.
  • Adliye yapısının bir bölümünün taşınması öngörülmüş olsa da, bu durumun kent içinde var olan ve planla öngörülen dengeleri bozması kaçınılmazdır. Adliye sarayının yer seçimi, ilişkili olduğu diğer kullanımların yeni yer seçim olanakları ve maliyeti konusu ile birlikte ele alınmalıdır. Örneğin, kentsel çevre açısından, kent merkezi dışında bir yer seçimi irdelendiğinde (Çetin Emeç Bulvarındaki yer gibi) bu tür bir kararın sonucunda Adliye kurumu ile birlikte zorunlu olarak yakınlık kurma amacıyla büro ve diğer hizmetler sektörü kurumlarının hareketinin, kentin ana planının öngördüğü gelişme ve bölgeleme biçimini, gelişme yön ve büyüklüklerini ve ulaşım sistemini önemli ölçüde etkilemektedir. Söz konusu bölge bu değişiklik için uygun ve yeterli değildir.
  • Günübirlik ziyaretçi sayısının yüksek olduğu Adliye Sarayının yerinin güçlü ulaşım ilişkileri, bağlantıları ile birlikte kurgulanması esastır. Özellikle yeraltı treni/metro gibi kentsel toplu taşıma sistemlerine yakınlık önemlidir.  Adliye sarayı yapılarının servis yaklaşımı, diğer toplu taşıma erişim olanakları ve otopark gereksinimlerinin karşılanmasına izin veren açıklık ve genişlik olanakları sunmalıdır. Ancak Çetin Emeç Bulvarı’nın mevcut trafik yükü ve olası yargın işlevleriyle kullanım değişikliğinin olması halinde Ankara kentsel ulaşımının önemli arterlerinden birindeki bu bulvarda artı trafiğin oluşumuna neden olunacak ve kentsel ulaşım sorununu yaratacaktır. Ayrıca söz konusu parselin ve çevresinin kullanım değişikliği ile beraber oluşacak otopark talebine de karşılık veremeyecektir. Kızılay – Çayyolu Metro hattının Söğütözü metro durağına da uzaklığı sebebiyle zayıf bir toplu taşıma bağlantısı oluşturacağı açıktır. Bu haliyle Adliye yapısı bütün Ankaralılara eşit bir ulaşım imkânı sunmamakta, Ankaralıların ‘adalet’e ulaşmaları konusunda bir engel teşkil etmektedir.

Sermayenin kriz riskini kamu kaynaklarını kullanmak suretiyle, kiralama yöntemi ile yaymaya çalışan devletin bu özel müdahalesine dikkat çekmek isteriz.

Başkent Ankara’da boş plazaları kurtarma operasyonu devam ediyor.

Kamuoyunun bilgisine sunarız.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi


[1] http://ankara.spo.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1419:parsel-parsel-kiralk-akp-neden-kirac&catid=39:basn-acklamalar&Itemid=72

Önceki Açıklama

Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

Sonraki Açıklama

AOÇ’de Talanın Sorumluları Artıyor!

Son Basın Açıklamaları

Öğrenci Komisyonu

Türkiye genelinde öğrenim gören Şehir ve Bölge Planlama öğrencilerinin Odamız bünyesinde faliyet göstermesi amacıyla 2009 yılında kurulmuştur.
Detaylar için tıklayınız...

MİSEM

Şehir ve Bölge Planlama alanında meslek içi eğitimler ve sınavlar Odaca oluşturulacak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) tarafından gerçekleştirilmektedir.
Detaylar için tıklayınız...

Odaya Kayıt Ol

İlgili mevzuat gereğince mesleğimizi icra etmek isteyen bütün meslektaşlarımızın Odamıza üye olmaları gerekmektedir.

KAYIT OL

Yeni Yayınlar

AOÇ Hikayeleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017

Koruma Sempozyumu Genişletilmiş Bildiri Özetleri

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

ANKARA - 2017